30/6/2007
Ata'nın Makamında Oturmak KOlay Değildir.
TOPLUMU SONSUZA KADAR GEREMEZSİNİZ
Cisimlerin esneklik ve gerilme katsayıları (sınır değerleri) olduğu gibi toplumlarında gerilme sınırları vardır.Toplumları sonsuza kadar gergin tutmak olanaksızdır.Aşırı yüklenen organiz-
manın tepki verdiği (kaşıntı,uykusuzluk,sinirlilik,gözde arpacık çıkması,ciltte renklenme vs )
gibi,toplumlarda tepki verirler.Bu tepkiler organize siyasal parti kanalıyla iyi yönlendirilirse
toplumlar çağdaşlaşma yönünde atılım yaparlar.İyi yönlendirilemezlerse iç savaş,faşizm,ülke
bütünlüğünün parçalanması gibi vahim sonuçlara yol açar.
Ülkemiz son dönemde kaygı verici gerginlikler yaşamaktadır.2000 li yıllara gidiğimiz den bu günlare kadar toplumumuzu geren bazı olayları hatırlamakta yarar var.Şöyleki:
1) İkiz yasalar adıyla bilinen (Derviş yasaları olarakta tanımlanmaktadır) düzenlemelerle tarımımız çökertildi.Kendi kendine yeterli ülke olma özelliğimizi yitirdik.Dişa bağımlılığımız arttı.
2) Maliyemiz İMF ye, Dış politikamız Avrupa Birliğine ve ABD ye Eğitimimiz tarikatlara teslim edildi.
3) Ülke eğitimimizin ulusallık özelliğini devam ettirmek ve geliştirip planlamakla görevli
Talim Terbiye kurumu kuruluş amacından çıkartıldı.Eğitim birliğinin yok edilmesi ve eğitimin dinsel yörüngeye oturtulması için yeniden örgütlendi.Sapık yayınlar bu kurumun izniyle okullarda okutulur oldu.
4) Ülkemizin yüz akı bilim kurumu TUBİTAK üretemez,araştıramaz,bulamaz duruma sürüklendi.Yönetimi yasadışı yollarla işgal edildi.
5) Biyoloji dersinde evrim teorisi okutan öğretmenler sügün edildiler.
6) Okullardaki masterli ve doktoralı öğretmenlere verilen % 25 ders ücreti farkı kaldırıl-
dı.Aylık tutarı bir kitap bedelini geçmemesine karşın , okumaya teşvik unsuru olan bu uygulama kaldırılarak okuyan kamu çalışanı istenmediği ortaya konuldu.
7) Açık öğretim mezunlarının Üniversite bahçesi hatta öğretim üyesi görmeden zayıf müfredat bilgileriyle elde ettikleri diplomalar kullanılarak kamu kurumları ehil olmayanlarca dolduruldu.İmamlar TRT yönetimine hastane yönetimine kadar yükselebildiler.Stratejik makamlara nitelikli eğitim görenlerin getirilmeleri göz ardı edildi.Tarikat bağlılığı nitelikli
eğitimin önüne geçti.
8) 23 nisan Ulusal Egemenlik ve Millet Meclisinin açılış bayramı, Reşit olmuş delikanlı çocuk kabul edilerek kürsüye çıkartılmak suretiyle bizzat meclis başkanı tarafından sabote edildi.Merasim disiplini ülkemizin en üst ikinci makamı tarafından bozuldu.
9) Komşumuz IRAK Emperyalist devletlerce işgal edildi.
10) Irak işgali arefesinde ülkemizin en sorunlu bölgesi emperyalist işgal tehlikesi atlattı.
11) Bazı Belediyeler toplumun spor,sağlık,ulaşım,çevre temizliği ve çevrenin çağdaş
dizaynı,eğitimin geliştirilmesi,sağlıklı su temini,ısınma ,hava kirliliği gibi sorunlarını çözmek
yerine kadın dövmeyi,çok eşliliği teşvik eden sapık yayınlar dağıttılar.
12) Mahkeme kararlarına, başbakan tarafından ağır eleştiriler getirilerek, kararlarınızı- verirken ulemaya sordunuzmu sorusu soruldu.
13) Televizyonlarda kim kimi ne zaman nerede nasıl halletti proğramları yaygınlaştı. De-
jenerasyon arttı,Dil kurallarına uymamak moda, Lumpenlik yaşam tarzı oldu.
14) Büyük şehirlerde sokak güvenliği kalmadı.Hırsızlık yaşamımızın parçası haline geldi.Kamu otoritesi zayıfladı.
15) Uyuşturucu kullanımı ilkokullara kadar yaygınlaştı.
16) Kitap okumayan,kompozisyon ve dilekçe yazamayan,hak arayamayan,test müptelası
nesil yetiştirmek için her türlü çaba gösterildi.Özel dersaneler yaygınlaştı ve dejenere oldular.Devlet okulları ikincil okullar oldular.Devlet okullarının son sınıfları oyalanma yılı oldular.
17) Devlet okullarının muslukları hariç her tarafı akıyorken bir çoğu depremde yıkılıp can kayıplarına neden olmaya adayken, tebeşir alınamaz,kırık camlar yenilenemezken
özel okullara para aktarma kararı alındı.
18) Karakol önünden geçek masum minik kızımız eteği nedeniyle polis tarafından korkutuldu.Üzüldü.
19) Ülkemizde ilk defa bir devlet üniversiteside 31 mart gerici ayaklanması kutlandı.
20) Yurtsever, demokrat ve laiklik yanlısı yargıçlarımız gerici yayın organlarında hedef
gösterildiler, kurşunlandılar.Daniştay basıldı. Yargıcımız öldürüldü.
21) Denizlerimiz yabancı ülkelerin çöplüğüne döndü.Kıyılarımız başta olmak üzere
yabancılara satılan topraklarımızın yüzölçümü kaygı verici boyutlara vardı.
22) Petrol yasasıyla ulusal çıkarlarımız yok edildi.
23) Bankalarımız market alınıp satılır gibi yabancılara satıldı.
24) Et balık , Tekel, petrol ofisi, Seka kagıt fabrikası, Telekom gibi ulusal zenginliklerimiz satıldı.
25) Orman yangınları rekor kırdı.
27) Hayvan katliamları yaygınlaştı.
28) Töre cinayetleri televizyonlara dizi, gazetelere birinci haber oldu.
29) Hızlı tren macerası onlarca insanımızın hayatına maloldu.
30) Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü ve Yardımcısına komplo kuruldu.Ölümle sonuçlandı.
31) Irakta görevli askerlerimizin başına Amerika lılar tarafından çuval geçirildi.
32) Dış ve iç borçlar rekor düzeyde arttı.Başbakanın danışmanının Amerika lılara bu adamı harcamayın,deliğe süpürmeyin, kullanın dediğini gazetelerden üzülerek okuduk.
33) Dinci holdingler yurt dışında çalışan işçilerimizi dolandırdılar.
34)İstanbul un ortasında Vatikan tipi din devleti kurulma çalışmalarına göz yumulur oldu.
35) Emeklilik tarih oldu.
36)Atatürk ün makamında oturan Meclis başkanı (Bülent Arınç) tarafından dilimize şeyini şey ettiğimin şeyi tekerlemesi kazandırıldı.
37) Başbakan (Tayyip Erdoğan) çiftçiye al ananıda git dedi.
38) Başbakan Almanya da büyükelçimizi azarladı.Mikrofonun açık olduğunu unuttu ve
birisi için sahtekar adam dedi.Yine başbakan kızdığı birisine ben oraya üç nokta koyarım gibi birşeyler söyledi.Devletin üst makamlarında argo yaygınlaştı.
39) Yargının bağımsız olmadığı bizzat yüksek yargı başkanlarınca beyan edildi.
40) Yolsuzluk haberleri aldı başını gidiyor.
41) Genişletilmiş Ortadoğu Projesinin eş başkanı olduğunu söyleyen Başbakan Tayyip Erdoğan ın Cumhurbaşkanı olacagı söyleniyor.
Kırkbirkere maşallah dememek elde değil.
Ülkemizde yaşanan olumsuzluklardan bir demet sunduktan sonra şimdide kapıda bekleyen tehlikelere dikkat çekmek istiyorum.
Türkiye (Ülkemiz) coğrafyası yerküredeki konumu nedeniyle emperyalistler tarafından
es geçilerecek bir coğrafya değildir.Bu coğrafyada bağımsız yaşamak zordur.Uyanıklık gerektirir.Ulusal bilinç gerektirir.Bilime sarılmayı gerektirir.Ülkemiz her dönemde tehdit altında olacaktır.Bu bilinçle bu coğrafyada var olabiliriz.
Emperyalizm neden yakamızı bırakmaz, bırakmayacaktır ?
1) Ülkemiz güneş zenginidir.Güneşimize göz dikmekten vazgeçmezler.Güneş doğal zenginliktir.Besin zenginliğidir.Sağlık zenginliğidir.
2) Ülkemizde 2 önemli ırmak var. Dicle ve Fırat ırmaklarımız.Önümüzdeki yıllarda su sıkıntısı petrol sıkıntısının önüne geçecektir.Emperyalizm su kaynaklarımıza göz dikmektedir.
3) Önümüzdeki yıllarda petrolün yerini alacak olan Boraks madenlerimiz nedeniyle emperyalizm ülkemize göz koymaktadır.
4) Muasır medeniyet merkezinin doğuya kayacağını bilen emperyalizm bu gelişmeyi geciktirmek için ülkemiz üzerinden Ortadoğu yu,Kafkasya yı,Uzak doğu yu baskı altında tutmakta ve tehdit etmektedir.Hatta ülkeleri işgal etmekte sınırları değiştirmeye kalkışmaktadır.
5) Ülkemiz enerji yolları ağı konumundadır ve risk altındadır.
6) Emperyalizm Karadeniz de var olabilmek için ülkemizi bağımlı kılmak ve istikrarlaştırmak zorundadır.
7) Ülkemiz ulus devlet konumunu koruyarak emperyalizmin arabasının tekerine taş koymaktadır.Emperyalizm için kötü örnek oluşturmaktayız.Mazlum uluslar içinse iyi örnek konumundayız.Bu nedenle de emperyalizm bizi yutmak istemektedir.
8) Emperyalizm Kıbrıs adasını yüzen ve batmayan gemi olarak kullanmak istemektedir.
Kıbrıs ı Ortadoğu ve Uzak Doğu saldırıları için üs olarak kullanmak istemektedir.
Daha sayılabilecek bir yığın nedenlerden dolayı emperyalizm ülkemizi istikrarsızlaştırmak,borçlandırmak vede rejimimizle oynamak suretiyle bağımlı kılmak isteyecektir.Bu konuda hayli mesafede almıştır.
Önümüzdeki dönemde ülkemizi iç kargaşalara sürüklemek için yeni provakasyonlara tanık olacağımızı söylemek kehanet olmayacaktır.Ilımlı İslam ve bağımsız kürt devleti filörtünü kullanarak ülke bütünlüğümüzü tehlikeye düşürecektir.Bu konudada mesafe katetmiş bulunmaktadır.
NE YAPMALIYIZ?
Takvim yapraklarını 10 kasım 1938 e saatlerimizi 9 u 4 geçeye ayarlamalıyız.
Ulusal güçler birleşmelidir.Ülke bütünlüğü ön planda tutulmalıdır.Sosyalizm isteklisi yurtsever yurttaşlarımız bu saygın emellerini ülke bütünlüğü için tehir etmelidirler.
Yurtsever muhafazakar yurttaşlarımız din duygularının istismarına izin vermemeli ve bütünlüğümüzü savunan siyasal partide birleşmelidirler. Bunun için:
Cumhuriyet döneminin kazançları olan Et Balık Kurumunun,Seka kağıt fabrikalarımıızın Petrol Ofisimizin,Şeker fabrikalarımızın,satılan bankalarımızın,vs vs
tekrar topluma kazandırılmasını,bir daha arpalık olarak kullanılmayacağını,
eğitimi dinsel yörüngeden kurtarıp laik ve demokratik yapısına kavuşturacağını, yargı bağımsızlığını gerçekleştireceğini, satılan topraklarımızı geri alacağını,demiryollarımızı geliştirip yaygınlaştıracağını,sağlık ve can güvenliğizi sağlıyacağını,herşeyden önce kişilikli dış politika izleyeceğini vede ülkemizi emperyalizmin taşeronu ve üssü olmaktan çıkaracağını ilan eden,toplumla bu konuda mukavele imzalayan siyasal partiyi desteklemeliyiz.Bu partinin tarihsel misyona sahip CHP olması gerekmektedir.CHP bu doğrultuda politika izlerse ülkemiz için bir umut doğacaktır.Aksi durumda Atatürk ün ülkesi çok sıkıntılar çekecektir.Uzun sürer ancak Atatürk bilinci emperyalizmi yine yenecektir.
SONUÇ: Tarihsel gelişim toplumlara altın fırsatlar sunar.Bilinçli toplumlar bu fırsatları değerlendirerek onurlu yaşayabilirler.Emperyalizm ortadoğu başta olmak üzere yıpranmaktadır.Güç kaybetmektedir.Yenilmez değildir.Emperyalizme ilk tokatı atan Atatürk ün ülkesi bu savaşımındanda yüz akıyla çıkacaktır.
http://www.hakimiyetimilliye.org/index.php?news=807
alıntıdır...
"EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR. " M.Kemal Atatürk
0 yorum yazılmıştır